BIA-ALCL Hakkında Hasta Bilgilendirmesi

Meme implantları 1965 yılından beri tüm dünyada yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu süre boyunca toplanan hasta verileri değerlendirilmiş ve meme kanseri ile meme implantları arasında anlamlı bir ilişki olmadığı saptanmıştır. Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA) ve Dünya Sağlık Örgütü (WHO) gibi saygın sağlık kuruluşları tarafından, meme protezlerinin meme kanserine yol açtığına dair bir kanıt saptanamadığı yönünde açıklamalar yapılmıştır. Ancak son yıllarda, meme implantlarının çevresinde gelişen kapsülden köken alan immün sistem kaynaklı tümör olguları bildirilmektedir. Anaplastik büyük hücreli lenfoma (Anaplastic Large Cell Lymphoma, ALCL) olarak isimlendirilen bu tümör meme kanseri değildir, ancak implantın çevresinde gelişen kapsülden kaynaklanmaktadır. Şimdiye dek meme implantı etrafında ALCL gelişmiş 05/01/2020 tarih itibarı ile 733 hasta saptanmıştır. Dünyada yaklaşık 20 milyon üzeri kadının meme implantı taşıdığı göz önüne alınırsa, görülme sıklığının yaklaşık 30.000’de bir olduğu söylenebilir. Bu oran protez markasına ve üzerindeki örgü yapısına bağlı olarak 3.000 de bire kadar düşebilir. Çok nadir görülen bu tümör genel olarak yavaş ve iyi seyirlidir. Erken saptandığı takdirde, cerrahi olarak implant ve etrafındaki kapsülün çıkarılması ile başarılı bir şekilde tedavi edilebilir. Düzgün tedavi gören hastaların tümü sağlıklarını kazanmışlardır. Hastalık, sertleşerek memenin şeklini bozan kapsülden kaynaklanmaktadır. Pürtüklü yüzeyli implantların çevresinde gelişme olasılığı daha yüksektir. 
 
Meme implantı ameliyatı planlayan hastalar, hekimlerinden vücutlarına konulacak protezlerin özellikleri ve riskleri konusunda detaylı bilgilendirme istemelidirler. Meme implantına bağlı gelişen anaplastik büyük hücreli lenfoma da bu risklerden birisidir. Çok nadir rastlanan bir durumdur ve oluştuğunda cerrahi olarak meme implantı ve kapsülün temizlenmesi gerekir.

Meme implantı uygulamasının ardından izlem süreci çok önemlidir. Ameliyatın öncesinde ve sonrasında memenin düzenli klinik ve radyolojik takipleri yapılmalıdır. Memede ağrı, kitle, şişlik, sıvı hissi, asimetri ve şekil değişiklikleri gibi durumlarda zaman kaybetmeden doktorlarını haberdar etmelidirler. Erken tanı konan ve doğru tedavi gören ALCL olgularının tümü iyileşmiştir.

Daha önceden meme implantı konulmuş ve bir sorun yaşamayan hastaların kontrollerini aksatmamaları dışında bir şey yapmalarına gerek yoktur. Gerek Dünya Sağlık Örgütü gerekse FDA sorunsuz hastalar için herhangi bir tıbbi ya da cerrahi tedavi önermemektedir. Protezlerinde sertleşme, şekil bozukluğu, sıvı birikimi, ciddi asimetri gibi sorunlar yaşayan hastaların ise hekimlerine başvurmaları gerekmektedir. Klinik ve radyolojik inceleme sonrasında uygun tedavi düzenlenecektir. Kapsül gelişimine bağlı belirgin meme deformasyonu gelişen hastalarda uygun tedavi, protezin kapsül ile birlikte çıkartılması ve kapsülün histopatolojik incelemeye gönderilmesidir.

Türk Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Derneği olarak hastalarımızı ve kamuoyunu bu konudaki gelişmeler hakkında bilgilendirmeye devam edeceğiz.

Please publish modules in offcanvas position.